IJHE Üye Girişi International Journal Of Humanities and Education (Member Login)

Username: Password : Şifremi Unuttum Forgot your password?

Article Detail


Başlık: Türk Dış Politikasında Mezhepçilik ve Haşdi Şabi Örneği
Title: Sectarianism And Al-Hashd Al-Shabi Case İn Turkish Foreign Policy
Author(s) : Halil ÜLKER
Category : Beşeri Bilimler
Type : Telif
Issue : Cilt/Volume:5 Sayı/Issue:10
Page : 293-309



Özet

Türk dış politikası esasında uzun zamandır tarafsız ve denge politikası güdüyor gibi gözükse de, çok uzun yıllardan beridir konjonktür gereği, bazen çıkan mezhepçi tutumlara yenik düşmüş ve devletin resmi ideolojisi kabul edilen hanif / sünni mezhepleri tarafında yer almayı tercih etmiştir. Esasen Osmanlı Devletinden bu yana çeşitli konjonktürel olaylar karşısında Türk dış politikasında mezhepçi yaklaşımlar olmuştur. Karşımıza ilk olarak 1560 yılında çıkar. Tarihte Şehzade Beyazid hadisesi olarak geçen bu olay şu şekilde cereyan eder. Safavi’ler çeşitli olayların akabinde Osmanlı’ya isyan ederek kaçan, Şehzadeyi ve çocuklarını Osmanlı’ya teslim ederler. Ardından Özbek Hanlığına karşı Osmanlı Devletinden yardım isterler. Osmanlı devleti ise verdiği cevapta “Şii olan bir devletle Sünni olan başka bir devlete savaş açmayacağını” bildirir. Cumhuriyet döneminde ise bu durumun en belirgin örneği, 20 Ocak 1990’da yaşanan Karabağ Katliamı ile alakalı olarak Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın yaptığı bir açıklamada “Onlar Şii, Biz Sünniyiz. Onlar İran’a daha yakın” diyerek Karabağ’da yaşanan katliama üzülmememiz gerektiğini söylemesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Azerbaycan’a yardım etmeyeceğini beyan etmesidir. Günümüzde ise, bu durumun en bariz örneği DAEŞ ile alakalı olarak Irak’ta yapılan mücadelede soybağı olmasına rağmen Telafer, Kerkük Türkmenleri genel olarak şii olmalarından dolayı göz ardı edilmesidir. Haşdi Şabii, ya da Türkçe karşılığıyla Gönüllü Halk Kuvvetleri, sadece şii unsurları içermemekle birlikte, bünyesindeki Türkmenlerin neredeyse tamamı şii kökenlidir. Oysa o dönemdeki dış politikamız gereği İran ve Şii coğrafyasından uzak kalmalı, Sünni Barzani ile ittifak yapmalıydık. Çalışmamda bu durumu yorumsuz bir şekilde irdeliyor ve Türk dış Politikasındaki Konjonktürel Mezhepçiliğe ışık tutmaya çalışıyorum.

Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Mezhepçilik, Türkiye-Irak-İran, Haşdi Şabi, Dış Politika, Şii, Sünni, Konjonktürel yaklaşımlar.

Abstract

Although the Turkish foreign policy seems to be a neutral and balanced policy for a long time, since many years of conjuncture, sometimes succumbed to sectarian attitudes and the official ideology of the state, preferred to be on the side of the Hanif / Sunni sects. In fact, there have been sectarian approaches in Turkish foreign policy in the face of various conjunctural events since the Ottoman Empire. It first appeared in 1560. This event, which occurred in the history as the Şehzade Beyazid, occurs as follows. Şehzade rebelled and escaped after various events, The Safavi’s, prince and children delivered to the Ottoman Empire. Then they ask for help from the Ottoman Empire against Uzbek Khanate. The Ottoman state in his reply, says that “will not wage war against another state which is Sunni with a Shiite state” The most obvious example of this situation in the Republican era, regarding the Karabakh Massacre of 20 January 1990, President Turgut Özal made a statement; “They are Shia, We are Sunnis. They are closer to Iran” saying that we should not be sad for the massacre in Karabakh and specify the Republic of Turkey to Azerbaijan would not help. Nowadays, the most obvious example of this situation is in the struggle against ISIS in Iraq, Talafar and Kirkuk Turkmens are generally ignored because they are Shiites. Haşdi Şabii, Voluntary People's Forces in Turkish, not only contain Shiite elements but almost all of the Turkmens in the Shiite origin. However, it should stay away from Iran and Shia geography due to our foreign policy at that time, We should have allied with Sunni Barzani. In my work, I discuss this situation without comment and try to shed light on the conjunctural sectarianism in Turkish foreign policy.

Keywords :Turkish Foreign Policy, sectarianism, Turkey-Iraq-Iran Haşdi Şabi, Foreign Policy, Shiites, Sunnis, Conjunctural approaches.

© 2015 International Journal of Humanities and Education
Design G2