IJHE Üye Girişi International Journal Of Humanities and Education (Member Login)

Username: Password : Şifremi Unuttum Forgot your password?

Article Detail


Başlık: GÜNEY TÜRKİSTANLI (AFGANİSTAN) ŞAİR ÜSTAD METİN ANDHOYÎ’DE TÜRKLÜK ŞUURU
Title: CONSCIOUSNESS OF TURKISHNESS IN SOUTH TURKESTANI (AFGHANISTAN) POET USTAD METİN ANDHOYÎ
Author(s) : Selahittin TOLKUN
Category : Beşeri Bilimler
Type : Telif
Issue : Cilt/Volume:5 Sayı/Issue:10
Page : 310-329



Özet

Rus işgaline uğrayan Batı, Çin işgaline uğrayan Doğu Türkistan’da işgalciler Türk uruklarını milletleştirmeye çalışarak Türklük duygusunu ortadan kaldırmaya çalışmışlar; Türklük şuurunu gösterenler derhal pantürkist veya panturanist suçlamasıyla idamlara veya en iyi ihtimalle sürgünlere maruz kalmıştır. Batı Türkistan’ın tabii bir uzantısı olan ve günümüzde Afganistan’ın sınırları dâhilinde kalan Güney Türkistan’da ise durum biraz farklı olmuştur. Bölgede asıl itibariyle Özbek ve Türkmen urukları bulunmaktadır. Bu topluluklar Sovyet eğitiminden geçmemişlerdir. Yaşadıkları coğrafya Türk dilinin en büyük savunucusu Ali Şîr Nevâî’nin yurdudur ve gerek Özbekler gerekse Türkmenlerce Nevâî geleneği yaşatılmaktadır. Güney Türkistan’da Özbek ve Türkmenler iç içe yaşamakta, kuzeydeki Türkmenistan ve Özbekistan halklarından farklı olarak kardeşliklerini daha somut biçimde hissetmektedirler. Öte yandan bölgedeki Türk topluluklarının Türkiye Cumhuriyeti ile yakın bağları bulunmaktadır. Bütün bu sebeplerden dolayı Güney Türkistanlı aydınlarda kuzeydeki akrabalarına nazaran Türklük şuuru daha kuvvetlidir. Biz bu durumu Güney Türkistan Özbek edebiyatının önde gelen temsilcilerinden şair Üstad Metîn Andhoyî’de açıkça görüyoruz. 1940’ta Andhoy’da dünyaya gelen şair, bölgede çok etkili edebî şahsiyettir. Anadili Özbek Türkçesi dışında ülkedeki hâkim dil olan Derice-Farsça da şiirler kaleme almaktadır. Şairin aşk, din, yurt sevgisi, dostları anma, tarih düşürme, baharın gelişi, eğitimin önemi gibi konular dışında özellikle bölge insanlarına milli şuur vermeyi amaçlayan şiirleri bulunmaktadır. Şair, özellikle “Quvånç Ävci” adını verdiği 78 beyitten oluşan “Bizdä bår” redifli kasidesinde Orhun Kitabelerinden başlayarak günümüze kadarki Türklük âleminin bütün değerlerini anmış; bununla Güney Türkistanlı Özbek okurlara Türklük gururu kazandırmayı hedeflemiştir.

Anahtar Kelimeler: Afganistan’daki Özbek Edebiyatı, Güney Türkistan Edebiyatında Türklük, Üstad Metin Andhoyî.

Abstract

In East Turkestan which was seized by China and in western part of Turkestan which occupied by Russia, occupiers tried to make the Turkish tribes which lived here a new nation. Thus, it was thought that the consciousness of Turkishness in these tribes would be lost. Those who showed their consciousness of Turkishness were immediately sentenced to death by being called panturkist or panturanist. As a matter of fact, the slightest punishment imposed on these people was the penalty of exile even. In South Turkestan, which is a natural extension of Western Turkestan and is now within the borders of Afghanistan, the situation was slightly different. In the region there was mainly Uzbek and Turkmen tribes. These communities did not undergo Soviet training. In fact, the geography of these communities was the home of Ali Şîr Nevâî as the greatest advocate of the Turkish language. So much so that the Uzbeks and Turkmens still maintain Nevâî tradition. These communities, live together in Southern Turkestan, unlike the Turkmenistan and Uzbekistan peoples in the north, they feel their brotherhoods more in a concrete way. On the other hand, there is a close ties between Republic of Turkey and the Turkish communities in this region. For all these reasons, consciousness of Turkishness are more powerful than their relatives in the north among Turkish intellectuals in Southern Turkestan. We clearly see this situation in the poet Üstad Metîn Andhoyî, who is one of the leading representatives of Uzbek literature in South Turkestan. The poet who was born in 1940 in Andhoy is a very influential literary personality in the region. In addition to Uzbek Turkish which was native language, he also writes poems with Dari-Persian language, the dominant language of the country. The poet has poems aiming to give national consciousness to the people of the region as well as subjects as love, religion, love of the country, commemoration of friends, chronogram, the arrival of spring and the importance of education. The poet, especially in his qasida consisting of 78 couples called “Quvånç Ävci” with “Bizdä bar” redif (word after the rhyme), reminds all the values of the Turkish world from the Orkhun inscriptions to the present day. Hereby, he wants to instill the pride of Turkishness to the Uzbeks of South Turkestan.

Keywords :Uzbek Literature in Afghanistan, Turkishness in Southern Turkestan Literature, Ustad Metin Andhoyî.

© 2015 International Journal of Humanities and Education
Design G2