IJHE Üye Girişi Uluslararası Beşeri Bilimler ve Eğitim Dergisi Üye Girişi

KullanıcıAdı: Parola : Şifremi Unuttum Şifremi Unuttum

Makale Detayı


Başlık: Babanın Alfa Erkek Karakteri: Tarihî Romanlarda Oğlunu Öldüren Sultanlar
Title: The Alpha Male Character of the Father: Sultans Killing Their Sons in the Historical Novels
Yazar(lar) : Duygu Oylubaş Katfar
Kategori : Beşeri Bilimler
Türü : Telif
Baskı : Cilt/Volume:4 Sayı/Issue:8 (Özel Sayı)
Sayfa : 217-235



Özet

Tarih, yorumlanmış bir bilgi olarak kaynaklara geçer. Yorumlanmış bilgi, bir olayla ilgili birçok anlatının olmasına neden olur. Bu durum mekân ve insanın dâhil olduğu tüm zamanların takip edilme zorluğundan ileri gelir. Tarihin kurgusal metinlere kaynaklık etmesi ise ‘ikincil bir kurgulama’dır. İkincil kurgulamada yazarın sorumluluğu ve kurgusal metnin hedefleri arasındaki ilişki önem kazanır. Eserin okuyucuya yaklaşımını belirleyen bu ilişkinin zemini olan tarihî bilgide insan eksiktir. Yazar her ne kadar kaynaklardan hareketle tarihî kişileri dipnot göstererek tanıtsa da; karakterleştirmeyle ilgili boşluğu muhayyilesinde doldurabilmektedir. Türk edebiyatında Osmanlı dönemini anlatan tarihî romanlar etik mesafe bakımından farklılık göstermektedir. Özellikle yazar anlatıcının yer aldığı anlatılarda karakterlerin iç dünyalarını yansıtan yazardır ve yazar, kurmaca eserin bilincini ideolojisine göre sunmaktadır. Bu karakterlerin gerçek kişilerle kurulması ise Osmanlı hakkındaki olumlu ya da olumsuz bakışın sorgulanmasını getirecektir. Osmanlı’ya olumsuz bakışın sergilenme sebeplerinden biri metaforik olarak ‘babanın oğlu öldürmesi’ yani birey olmanın önünün kapatılması meselesi üzerinedir. Bireyleşme babanın/otoritenin kaldırılmasıyla mümkündür. Oğlun kendini gerçekleştirmesi için babanın öldürülmesi veya babanın itaat etmesi gerekir. Baba, oğluyla savaşırken aslında geçmişteki otoriteyle yani kendisiyle savaşır. Babanın vazgeçişi ise, yeni bir düzen getirir. Sultanlar oğullarıyla mücadele ederken ya geçmişlerindeki savaşlarını hatırlayıp vazgeçecek ya da oğullarını öldürüp dengenin bozulmasına engel olacaklardır. Geçmişte bozulan her denge gelecektekini korumak için çabalar. Sonuç olarak ya itaat edilecek ya mücadele edilecek; ya da otoritenin kendisi olunacaktır. Çünkü babayı yenmenin yolu onunla özdeşim kurmakla mümkündür. Bu özdeşimde baba, babalığı kendi babasıyla ortaya çıkan kompleksleriyle deneyimler. Çalışmada, tarihî kişilerden I. Murat, Kanuni Sultan Süleyman, III. Mehmet ve Safiye Sultan hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Bu üç padişahın ortak özelliği oğullarını öldürmesidir. Safiye Sultan ise torununun ölmesine neden olan tarihî kişiliktir. Tarihî romanlar üzerinden sürdürülen bu makale, ‘kolektif bilinçdışı’, ‘alfa erkek’, ‘pederşahî erkek’, ‘Oidipus kompleksi’, ‘Babanın Adı’, ‘narsisizm’, ‘ayna evresi’, ‘Herakles/atreus kompleksi’, ‘medeia kompleksi’ kavramları bakımından ele alınarak, Osmanlı dönemi hakkındaki tarihî romanlarda bireyleşememe olgusu tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Tarihî roman, baba işlevi, psikomitoloji, psikanaliz, bireyleşme.

Abstract

History is mentioned in the sources as interpreted information. Interpreted information leads to various narrations about an incident. This situation arises from the difficulty of following all the times when space and people are involved. The case of history being the source of fictional texts is a ‘secondary fiction’. In secondary fiction, the relationship between the author's responsibility and the goals of the fictional text gains an importance. Human is missing in the historical knowledge which is the ground of this relationship determining the approach of the reader to the work. Although the author presents historical figures with footnotes based on sources; he or she may fill the gap related to characterization using imagination. Historical novels about the Ottoman period in Turkish literature differ in the sense of ethical distance. In particular, the author is the writer reflecting the inner world of characters in narratives where there is the narrator and the author presents the fictional work according to his or her ideology. The establishment of these characters with real people leads to questioning of the positive or negative view about the Ottomans. One of the reasons for the negative view towards the Ottoman Empire, is that 'father kills his son' metaphorically, that is to say, putting an obstacle in front of being an individual. Individualization is possible with the removal of father / authority. In order for the son to realize himself, the father must be killed or he must obey. As the father fights against his son, in fact he is fighting against the authority in the past, in other words against himself. Father's giving up brings a new order. Sultans fighting against their sons will either remember their past wars and give up or kill their son and prevent the balance from being disturbed. Every balance that has been disturbed in the past struggles to maintain the balance of the future. As a result, he will either obey or struggle against it; or he will become the authority itself. It is because defeating the father is possible by identifying with him. In this identification, the father experiences fatherhood with his own complexes emerging through his father. In the study, from historical figures Murat I, Suleyman the Magnificent, Mehmet III and Safiye Sultan have been evaluated. The common feature of these three sultans is that they killed their sons. Safiye Sultan is the historical character who caused the death of her grandson. This article, based on historical novels, has dealt with the following concepts and the case of failure in becoming individual has been discussed in the historical novels about the Ottoman period: 'Collective unconscious', 'Alpha male', 'patricentric man', 'Oedipus complex’, ‘Father's Name’, ‘narcissism', 'mirror stage', 'Hercules/Atreus Complex' 'Medea complex'.

Keywords :Historical novel, father function, psycho-mythology, psychoanalysis, individualization.

© 2015 International Journal of Humanities and Education
Tasarım G2