IJHE Üye Girişi Uluslararası Beşeri Bilimler ve Eğitim Dergisi Üye Girişi

KullanıcıAdı: Parola : Şifremi Unuttum Şifremi Unuttum

Makale Detayı


Başlık: Diyarbakır ve Çevresinin Hilafetin Kaldırılmasına Karşı Verdiği Tepkiler Üzerine Bir İnceleme
Title: An Examination on the Reactions in Diyarbakir and its Vicinity Against Abolition of the Caliphate
Yazar(lar) : Edip Bukarlı
Kategori : Eğitim Bilimleri
Türü : Telif
Baskı : Cilt/Volume:5 Sayı/Issue:12
Sayfa : 1154-1181



Özet

Yavuz Sultan Selim’in, Ridaniye Seferi’nden sonra Kahire’de bulunan son Abbasi Halifesi III. MütevekkilAlellah’dan hilafeti devralması ile Osmanlı hilafeti başlamıştır. Halifelik Kurumu, Osmanlı’da uzun yıllar varlığını sürdürmüştür. Ne var ki, Birinci Dünya Savaşı esnasında Osmanlı Padişahı V. Mehmet, halife olması hasebiyle Cihad-ı Ekber ilan etmişse de bu çağrısı İslâm âlemi tarafından bir karşılık bulmamıştır. Böylece tarihi süreç içinde hilafetin İslâm âlemi üzerinde bir işlevinin kalmadığı görülmüştür. Dolayısıyla Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Cumhuriyet’e geçiş evresinde din ve devletin ayrılması ve hilafetin kaldırılması gibi hususlar gündeme gelmiştir. Ayrıca Milli Mücadele’nin kazanılması ülkede siyasi olaylar silsilesinin önünü açmıştır. Bu dönemde lâiklik, devlet ve toplum modernleşmesinin temelini oluşturmuştur. Hilafetin ilga edilmesi ve medreselerin kapatılması gibi lâik uygulamalarla devlet, dini kimlikten tamamen uzaklaşmıştır. Yaşanan bu hadiseler, toplumun bazı kesimlerinden tepki görmüştür. Bu bağlamda Diyarbakır ve dolaylarında 13 Şubat 1925’te yeni devletin siyasal sistemini tehdit eden Şeyh Sait İsyanı çıkmıştır. Bu muhalifler, dini propaganda yaparak bu dönemdeki lâik ve demokratik anlayışının ve bu doğrultudaki uygulamaların İslâmiyet’e zarar verdiğini hatta İslâm dinini ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu belirtmişlerdir. Ne var ki, Cumhuriyet kadroları, bu yeni rejim şekli olan lâikliğe karşı tepki gösterenlere müsamaha göstermemiş ve onlara karşı ciddi önlemler almışlardır. Bu minvalde İstiklal Mahkemeleri kurulmuş ve Şeyh Sait başta olmak üzere kırk yedi kişi yargılanıp idam edilmiştir. “Diyarbakır ve Çevresinin Hilafetin Kaldırılmasına Karşı Verdiği Tepkiler Üzerine Bir İnceleme” isimli makalede, yurdun çeşitli yerlerinde olduğu gibi Diyarbakır ve dolaylarının, Atatürk döneminde lâiklik adına ortaya konulan bazı uygulamalar, bu uygulamaların toplumun bazı kesimlerinde nasıl karşılandığı ve gösterilen tepkiler ele alınıp incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: Atatürk, Demokrasi, Cumhuriyet, Lâiklik, Hilafetin kaldırılması

Abstract

The Ottoman Caliphate began with the acquisition of the Caliphate by Yavuz Sultan Selim, from the last Abbasid Caliph named Mutevekkil-Alellah III who resided in Cairo after Ridaniye campaign. The Caliphate Institution had existed for many years within the Ottoman Empire. Nevertheless, during the First World War, the Ottoman Sultan Mehmet II declared the Jihad-ı Akbar as the caliph, but this call had never been responded by the Islamic world. Thus, seemingly, the caliphate ceased to have any functionality on the Islamic world in the historical process. In this context, issues such as the separation of religion and state and the abolition of the Caliphate were brought to the agenda during the transition to the Republic following the First World War. Furthermore, the success of the National Struggle paved the path for the course of political events in the country. Throughout this period, secularism was the basis of the modernization of the state and society. Along with secular practices such as the abolition of the Caliphate as well as madrasahs, the state completely renounced itself from the religious identity. Therefore, such an incident has been reacted by certain segments of the society. In this context, the Sheikh Sait Rebellion, which threatened the political system of the new state on February 13, 1925, in Diyarbakır and its close vicinity, became an opposition movement. These dissidents stated that their secular and democratic conceptions and practices in this direction, by organizing religious propaganda claiming that it was detrimental to Islam and even to the extent to which would cause the elimination of the religion of Islam. However, the administrative staff of the Republic reacted against secularism which constituted the new form of the regime and took serious measures against them. In this context, the Independence Tribunals were established and forty-seven people, especially Sheikh Sait himself, were adjudicated and then executed. In the article entitled “An Examination on the Reactions in Diyarbakir and its Vicinity Against Abolition of the Caliphate” examines certain reactions that were brought forth in Diyarbakır and its close vicinity as well as those in various parts of the country, certain practices that were realized in the name of secularism during the period of Atatürk, and how these practices addressed to some parts of the society.

Keywords :Atatürk, Democracy, Republic, Secularism, Abolition of the caliphate

© 2015 International Journal of Humanities and Education
Tasarım G2